Tür: İnceleme / Eleştiri / Hukuk & Sosyoloji
Yayınevi: Lora Yayıncılık
Adalet, hakkı teslim etmek için vardır. Peki ya adaletin koridorlarında, hukuku kazanç kapısına çevirenler varsa?
Elinizdeki bu kitap; hukukun kutsallığını kendi çıkarları uğruna istismar edenleri, müvekkillerini sömürenleri, dosyaları ticarete dönüştürenleri ve sistemdeki yapısal aksaklıkları sorgulayan çarpıcı bir çalışmadır.
Bu eser, bütün hukuk camiasını hedef almaz. Aksine, mesleğin onurunu koruyan dürüst hukukçular ile hukuku kişisel kazanç kapısına dönüştürenleri birbirinden ayırmaya çalışır. Çünkü hiçbir kurum yalnızca dışarıdan yıkılmaz; asıl tehlike, çürümenin içeriden başlamasıdır.
"Bu kitapta kahraman yok; bol miktarda vekâletname, birkaç feragat, bir tutam haciz ve gereğinden fazla para var. Vicdan ise misafir oyuncu."
Önce güleceksiniz. Sonra "Bu kadar da olmaz!" diyeceksiniz. Ardından belge çıkacak. İşte o an kahkahanız boğazınızda kalacak.
Bu eser dürüst hukukçular için bir teşekkür, hukuku kazanç makinesine çevirenler için ise küçük bir ayna armağanıdır.
"Eğer kitabı okurken sürekli 'Biri beni anlatıyor!' hissine kapılırsanız telaş etmeyin. Kitap isim vermiyor. Vicdanınız veriyor."
* Bu kitapta geçen Av.s'lar tamamen semboliktir. Etkilenenler bunu kişisel algılamış olabilir. İlla da etkilenenlere önerim; dava açmak için avukatınızı aramayın; önce vicdanınızı arayın.
Kitabın Kurgusu ve İçeriği
Adaletin Sırtlanları: Kimin Hukuku, Kimin Çıkarı?, Efgan Babacan'ın adalet mekanizmasını ve hukuk sisteminin yozlaşan taraflarını odağına alan, karanlık bir sosyal hiciv (trajikomik eleştiri) eseridir.
Stajyerin Gözünden Sistem: Kitap, okulda idealist teorilerle büyüyen bir hukuk stajyerinin, gerçek adliye koridorlarının ve avukatlık dünyasının acımasız kurallarıyla yüzleşmesini anlatır.
"İçeriden" Başlayan Çürüme: Yazar, "Bir kurum yalnızca dışarıdan yıkılmaz; asıl tehlike çürümenin içeriden başlamasıdır" diyerek adalet sisteminin bizzat kendi aktörleri tarafından nasıl zedelendiğini savunur.
Kahramansız Bir Anlatı: Kitapta klasik anlamda kusursuz kahramanlar veya kurtarıcılar yoktur. Bunun yerine bol miktarda vekâletname, feragatname, dava dosyası ve çıkar ilişkisi ön plandadır.
Öne Çıkan Eleştirel Detaylar
Cübbelerin Arkasındaki Maddiyat: "Hak, hukuk, adalet; Lira, Dolar, Euro" tekerlemesiyle vicdanını bir kenara bırakıp cübbesini sadece daha fazla para kazanmak için giyen figürler sert bir dille eleştirilir.
Kazanç Kapısı Olarak Dosyalar: Müvekkillerini sömüren, hukuki uyuşmazlıkları çözmek yerine onları adeta birer ticari metaya dönüştüren "paradan kalpli" hukukçuların profili çizilir.
Sistemik Aksaklıklar: Adliyelerdeki bürokrasi, yargı sisteminin işleyişindeki boşluklar ve paranı ödeyenin bir şekilde avantaj sağladığı algısı mizahi ama sert bir dille masaya yatırılır.
"Bu ülkede adalet ne kadar paraysa o kadar hukuk mu?"
Okur Görüşleri
Entelektüel Bir Başkaldırı: Okurlar, yazarın ekonomi, sosyoloji ve hukuk birikimini bir araya getirerek modern dünyanın ve hukuk sisteminin adeta "röntgenini çektiğini" belirtmektedir. Kitabın insanı robotlaştıran sisteme karşı edebiyatla yapılmış asil bir direniş olduğu vurgulanır.
"Hipnozdan Uyandırma" Çabası: Eleştirmenler, eserin insanı incitmek için değil; aksine gerçeklerle yüzleştirip yüzümüze bir ayna tutarak geçici zevklerin, tüketim çılgınlığının ve sistemdeki adaletsizliklerin maskesini düşürmek için yazıldığını ifade etmektedir.
Objektif ve Dürüst Yaklaşım: Okurlar tarafından en çok beğenilen yönlerden biri, kitabın tüm hukuk camiasını karalamak yerine; mesleğini onuruyla yapan dürüst hukukçular ile adaleti ticarete döken "sırtlanları" net bir şekilde birbirinden ayırmasıdır.